Ben Şimdi Nereden Başlayacağım?

Her yanımda elimi uzatmak istediğim onlarca insan… Yaralarını sarabileceğim herkese uzanmak ve dokunmak isterdim. Karşıma çıkan herkesin kalbini okumak ve dokunduğum her şeyi düzeltmek isterdim.     Belki bir lunaparkın falcı çadırında olabilirdim. Umut için kapımı çalan herkesin ruhunu umut ile doldururdum. Eline dokunduğum avucunun içindeki çizgilere baktığım her insanın kulaklarından kalbine seslenirdim… Hayatın hiç…

Read details

Gönüllü Delilik Alametleri

Bugün gönüllü deliliğimin üzerinden 2 ay 12 gün geçti. 2 ay 10 gün önce geçirdiğim operasyon ile bu hayatta sahip olacağım en kutsal ünvanlardan birini kazandım. Benim bir bebeğim oldu yani bizim. Çok sancılı bir hamilelik dönemi geçirdim. Doğumdan önce 3 kez operasyona girmek zorunda kaldım. Hem de canlı canlı anestezi almadan. hayatımda da ilk…

Read details

Ateş

çatışmalar arasında doğduğu için tüm sesler arasında uyuyabilirdi. Hatta sadece çatışmalar arasında doğmadı aynı zamanda çatışmalar içinde de oldu. Annesi ve babası şehre düşen bombalara rağmen seviştiler. Öyle ateşli seviştiler ki sanki bu birbirlerini son görüşleri gibiydi ve birbirlerine son dokunuşları gibi… ateşlerin arasında ana rahmine düşen bebek, yine şehrin bombalar altında olduğu bir gece…

Read details

Sadece 3 Dakika

Günlerden hafta başına yakın olanıydı, saat ise gün batımından biraz daha sonraydı. Hikayenin başlamasına belki 3 dakika, belki de daha az kalmıştı. Gözlerinin içinde parlayan çizgi karakter kendini dışarı atmak için saniyeleri sayıyordu. Miyazaki karakterleri kadar karakteristik özellikleri yoktu aslında… Ama kendi klasmanında iddialı bir çocuktu. Çok özel güçleri de yoktu, yüzündeki çiller ve güldüğünde…

Read details

Kolayca Gidenler

Eskiden insanların kocaman kanatları varmış. Kuşlar gibi özgürce uçar, istedikleri yerlere kolayca giderlermiş. İşte böyle özgürce uzaklara bırakıp giden insanlar da hep arkalarında gözü yaşlı insanlar bırakırlarmış. Bir gün giden sevgilisinin arkasından ağlayan bir adam, tanrıya al bu kanatlarımızı, al da kimse kimseyi terk edemesin diye isyan etmiş. Tanrı adamı duymuş çok sinirlenmiş. O anda…

Read details

Güneş Batarken

Önümde çıplak ayakları ile yürüyordu. En sevdiğim şey kumda bıraktığı ayak izlerini takip ederek yürümekti. Ayaklarını ve ayak bileklerini seviyordum. Her adımında gerilen aşil tendonunu izlemek bile bana huzur veriyordu. Hava öyle sıcaktı ki, denize girmek yapılabilecek en iyi şey gibi geldi bana da. Birlikte yüzdük, koştuk, kumlara yattık. Üzerimizdeki kumları temizlemek için tekrar denize…

Read details

Alt kat

    Kendisini görmek için yanına gelenleri aldırış etmeden ölmeye devam etti. Hiç bu kadar popüler olmamıştı. Hiç bu kadar kalabalık insanın ilgi odağı olmamıştı. Şimdi herkes sadece onun için oradaydı. Bir partide en yalnız kalan insandı. Arkadaşı olduğu insanların doğum günü partilerine gider, kendi köşesine çekilir ve dikkat çekmeden orada otururdu. Kimse ile konuşmaz,…

Read details

Çok Uzağa Gitmeyelim

Biz seninle çok uzağa gitmeyelim. Mahallenin kahvesinde hasır taburelere oturup, oralet içip, tavla oynayalım. Arada yan masalardaki konuşmaları dinleyelim. Tüplü televizyondan gelen haberlerin sesi arada kulağımıza çalınsın ve ben politikadan anlamayan bir tavırla saçma yorumlar yapayım. Spor haberlerine geçtiğinde sıkıcı atmosfer kalksın ortadan… sadece ben değil, tüm kahvehane ortaya gereksiz yorumlar yapsın. “O para verilir…

Read details

Kan Kusmak

Nereden başlanır anlatmaya, hangi kelimeden başlayınca daha anlaşılır olur? Kime anlatılır? Masamın üzerinde duran kağıtlar ve anlamsız kelimelerle nereye kadar devam eder soluk almak? Çocukken bana dokunan ellerin niyetini çözebilecek kadar olgun değilken başıma gelen, karanlıklar arasında bir hayal huzmesi gibi kalan birkaç saniye… Nefes sesleri, kömür kokusu ve dışarda oynayan çocukların sesleri… Bilmiyordum, bir…

Read details

Hafiflemek

Hafiflemek için form çayları kullanıp, aktarlardan özel karışımlar alıyoruz. Yoga seanslarına katılıp, psikoterapi seanslarında içimizi döküyoruz. İşte bu iki durumunda birbirinden farkı yok gibi geliyor bana.   Duygularımızı içimize atıp kabızlık yaşamak yerine gidip psikoloğumuzun karşısında yoksunluğumuzu ve duygusal yoksulluğumuzu tatmin ediyoruz. Aradaki en büyük fark tuvalet 1 TL, terapi  200 TL. Koşup, koşup içimdekilerle…

Read details