Hayallerin Için
Soğuk bir bahar sabahıydı penceremin kenarlarına çarpan rüzgar acı bir çığlıkla içeri girmeye çalışıyor ve beni korkutuyordu hava tam aydınlanmamıştı bile mart aynın yarıgüneşli yarı rüzgarlı bir gününe daha şahit olacaktı ömrüm sıcak yatağımın paha biçilemez rehavetinden kurtulmam gerekiyordu biz hep erken kalkardık evde annemlerhayattayken her Pazar sabahı bile en geç 8 de yapardık kahvaltımızı rüzgar iyice rahatsız etmişti beni pencere kenarlarına bez koymak en iyisi olacaktı teras katların güzel manzarasının yanında çekilecek çileydi bu aslında yaz da geliyordu az kalmıştı kalktım karanlığı yardım önce canım yanına gittim Cihangirin boğaza bakan manzarası öyle büyülüyordu ki insanı üşüdüğümü bile unuttum sonra bir karartı çekti dikkatimi boğaza bakan uzun merdivenlerin başında bir karartı herhalde akşamdan kalma biradamdı daha fazla merak etmeye ve daha fazla üşümeye gerek yoktu bir sarhoştu işte gidip bezler getirdim sıkıştırdım canım kenarına geçip yatağıma uzandım ama uyumak imkansızdı öyle alıştırmışlardı beni bir tük filmi eşliğinde sabahın ilk ışıklarını karşıladım aklım merdivenlerdeki adamdaydı neden acaba? Cihangirin insanı alıp götüren karşı koyamadığın manzarası başında neden öylece duruyordu benim kadar dertli olamazdı yada benim kadar güçlü!
