Sadece 3 Dakika

Günlerden hafta başına yakın olanıydı, saat ise gün batımından biraz daha sonraydı. Hikayenin başlamasına belki 3 dakika, belki de daha az kalmıştı. Gözlerinin içinde parlayan çizgi karakter kendini dışarı atmak için saniyeleri sayıyordu. Miyazaki karakterleri kadar karakteristik özellikleri yoktu aslında… Ama kendi klasmanında iddialı bir çocuktu. Çok özel güçleri de yoktu, yüzündeki çiller ve güldüğünde…

Kolayca Gidenler

Eskiden insanların kocaman kanatları varmış. Kuşlar gibi özgürce uçar, istedikleri yerlere kolayca giderlermiş. İşte böyle özgürce uzaklara bırakıp giden insanlar da hep arkalarında gözü yaşlı insanlar bırakırlarmış. Bir gün giden sevgilisinin arkasından ağlayan bir adam, tanrıya al bu kanatlarımızı, al da kimse kimseyi terk edemesin diye isyan etmiş. Tanrı adamı duymuş çok sinirlenmiş. O anda…

Güneş Batarken

Önümde çıplak ayakları ile yürüyordu. En sevdiğim şey kumda bıraktığı ayak izlerini takip ederek yürümekti. Ayaklarını ve ayak bileklerini seviyordum. Her adımında gerilen aşil tendonunu izlemek bile bana huzur veriyordu. Hava öyle sıcaktı ki, denize girmek yapılabilecek en iyi şey gibi geldi bana da. Birlikte yüzdük, koştuk, kumlara yattık. Üzerimizdeki kumları temizlemek için tekrar denize…