Zaman Zaman

Zamanın değerini anlamak için onu kaybetmemiz gerekiyor. Şaka yapmıyorum, kaybettiğimiz zamandan sonra hep pişman oluyoruz.

Çok gerçekçi biri olarak zamana değer biçmeye kalksam aslında bocalar kalırım. Zaman zaten sahip olduğum en değerli şey. Biri zamanımı çaldığında aslında en değerli şeyimin elimden alınmış olduğunu düşünüyorum. Aslında ne kadarına bile sahip olduğumuzu bilmiyoruz ama hepimiz zaman zengini sayılırız.

Son Zamanlarda Okuduğum Kitaplar

Evrenin gücüne inanan biri olarak son dönemde karşıma çıkan kitapların tam ihtiyacım olan kitaplar olduğunu söyleyebilirim.
Kitaplar ilaçlar kadar etkili olabiliyor bazen.

Okumaktan keyif aldığım bir çırpıda biten ve bazı sayfalarını dönüp tekrar okuduğum kitaplar oldu, son zamanlarda okuduğum kitaplar.

Hatta kitap okumak için ayırabildiğim zaman arttıkça kitap satın alma alışkanlıklarım da değişti. Kitapçılara gidip içlerinden birkaç sayfa okuyarak aldığım kitaplar yerine edebiyat dergilerinden, okuma listelerinden etkilendiğim kitapları alıp okumaya başladım.

Yazmak istedigim sey bir intihar mektubu

Bunu yazabilecek ve yapabilecek cesaretim var ama geride bıraktıklarımı düşünecek kadar da vicdanım var. Sorumluluklarının her zaman farkında olan biri olarak yaşadığım hayatı kendime zehir edip sadece başkaları için yaşadım. Üzüldüm ağladım çok zaman da pişmanlıklar yaşadım. Bir kez olsun kendim için yaşamayı diledim öyle yaptığımı zannederek adımlar attım ama yine olmadı.

Şimdi yine bu satırları yazarken kendimden çok başkalarını düşünüyorum. Ölmek istemekten bile utanıyorum oysa çoktan hakettim ben bunu.

Yalnızlik İmtahanı!

Uzaklara sığınmak için durmadan dizlerimizi döveriz, gitmek isteriz, çok uzaklara kimsenin olmadığı diyarlara hergün bir kaçış yolu ararız. Ama nedense kapının eşiğinden ayağımızı atacak gücü bulamayız. Bir miktar enerjimiz vardır o da sadece bunları düşünmek için asılsız hayallere kaptırmak için harcanız.

Peki aklımıza bu akılalamaz gitme duygusunu sokan nedir?

İnsanların kalbimizi kırması, insanlık değerlerinde yoksulluk hissetme, doyumsuzluk, tükenmişlik, açlık, yeni şeyler keşfetme dürtüleri…

Bu liste sonsuza kadar uzayıp gider çünkü herkesin bir bahanesi vardır, dünyada yaşayan 6 milyar insana sorarak milyonalarca farklı cevap alabiliriz.

iyi bir dinleyici

Yaklaşık 8 sene önce, şansım yaver gitmişve umutlarımın tükenmiş olmasına rağmen iyi bir iş bulmuştum.

Bulduğum iş bana o zaman hayal ettiğimin üzerinde bir maaş sağlıyordu. Bu sayede aileme bakabilecektim ve kimseye muhtaç kalmayacaktık. Kısaca aldığım bu dolgunca maaşın tek kuruşu bile bana kalmayacaktı.

Tasarruf yapabilmek için sabahları münibüs ile tam zamanında gelir akşamları dik yokuşa rağmen evime yürüyerek giderdim.

Çalıştığım yerin karşısında elit bir pastane vardı, çalışanlar sabahları kahvaltı için ya burada bir şeyler yer ya da buradan bir şeyler alır ve ofislerinde kahvaltılarını yaparlardı.

Mutlu olmak için…

Mutsuzluğu bir yaşam biçmi haline getirmeden önce bir durup düşünmek gerekiyor. Çünkü ne yaparsak yapalım sadece kendimize yapıyoruz.

Mutsuzluk içine düştüğümüz bir kör kuyu değil ya da bundan kurtulmak için illa başkalarının bişey yapması gerekmez. Kendiniz için bir şeyler yapmaya ne dersiniz?

Hatta uzmanlar hiç üşenmemişler, hayatı daha anlamlı yaşayabilmemiz için bize yapmamız gerekenler konusunda bir araştırma sonucu çıkarmışlar. 19 maddeden oluşan içeriklerin, herkesin hayatında bir yeri olduğunu biliyoruz. Bir kısmını yaparım ama diğerleri hiç bana göre değil diyorsanız, yanılıyorsunuz. Bir kez olsun uzmanlara kulak asıp bende bunları uygulamaya çalışacağım.